SATRANÇ





Satranç, hiç şüphesiz ki insanlığın icad ettiği en başarılı zeka ve strateji oyunlarından biridir.
Bu strateji temelli oyunu iyi oynamanın yolu da hiç süphesiz ki zihinsel olarak aktif bir birey olmaktan geçiyor.
Satranç oyunu esnasında, çalışan hafıza, akıcı zeka, dikkat, konsantrasyon, uzamsal konumlandırma gibi birtakım bilişsel beceriler ile
bireyin bu süreçleri etkin olarak kullanabilme yeterlilikleri geliştirir.
Bu yeterlilik ve yetenekler ise aynı zamanda matematiksel becerileri artırır.
Satranç oynamak, matematik ve sözel olmayan bilişsel becerilerde de anlamlı düzeyde olumlu katkı sağlıyor.Satranç çocukların hafızalarını geliştiren,
iradelerini güçlendiren, onlara kazanma içgüdüsü kazandıran, karar vermeyi ve yenilmeyi öğreten bir oyundur.
Tüm ilkokul müfredatında bu öğretilerin tamamını kapsayan tek ders satrançtır.
Çok iyi bir satranç oyuncusu olan eski dünya satranç şampiyonu Garry Kasparov, bir söyleşisinde satrancın eğitime katkısına şu şekilde değinir.
“Ders ortamında her zaman otoriter durumda olan, bilgi kaynağı görevi gören ve çoğunlukla öğretmek amacı güden öğretmen bulunur,
fakat satranç dersinde öğretmen çocuklara bilgiyi direk vermez onlara bilgiyi kendileri keşfedebilecekleri yolları çizer.
Eğitimi bir gün modernize edebilecek düzeyde bir etkileşim vardır satranç dersinde”

Ben de Kasparov’un bu sözünü içselleştirerek kulübümüzde olabildiğince çocukların çok fazla katılım gösterdiği satranç dersleri yapıyorum.

EGE HAN KINIK

Satranç Eğitmeni
Beş yaşından itibaren öğrenmeye başladığım satranç serüvenim, yedi yaşında turnuvalara katılmaya başlamamla birlikte hayatımın bir parçası oldu.On bir yaşıma kadar bir çok satranç yarışmalarına katılıp çokça dereceler ve bu derecelerle beraber de madalyalar kazandım. On bir yaşından itibaren turnuvalara internet üzerinden katılmaya ve bu vesile ile satranç oynamaya devam ettim . Robert Kolej’de yatılı öğrenci iken de okul turnuvalarında dereceler kazandım. Satranç sayesinde öğrendiğim stratejileri öğrencilik hayatım boyunca sıkça kullandım ve sıra dışı başarılara imza attım.Lise öğrencisi iken Amerikan Robert Koleji Oyun Geliştirme Kulübü Kurucu/Eşbaşkanı olarak iki yıl çalıştım değişik stratejilerle oyunlar geliştirdim. 2018 yılında Hollanda Konsolosluğu ve Zorlu Centre ile ortaklaşa çalışan İmece adlı fikir atölyesinin başlattığı bir sosyal inovasyon panel etkinliğinde ben ve 3 arkadaşım İstanbul’un trafiğini rahatlatmak adına bir telefon uygulaması geliştirmeye başladık. Hem Hollanda Konsolosluğu hem de Zorlu Centre tarafından sağlanan bir çok veri sayesinde çok kapsamlı ve faydalı bir çalışma oldu. . Bu çalışmada fikri panelde savunmak adına 24 saatlik bir heckathona katıldım ve burada hem yeni insanlarla ve yeni fikirlerle tanıştım hem de fikrimi olgunlaştırıp savunulabilir bir hale getirdim. Tüm bunları yaparken en çok satranç oyunu stratejilerinden faydalandım.